

Eski bir Türk filmi vardır, müşfik ve karınca incitmez kahramanımızın attığı her gol ofsayt gerekçesiyle iptal edilmektedir. 28 senedir belki de hepimiz o filmde attığı tüm goller iptal edilen kişileriz. Bizler, yani sıradan insanlar. Belki sıradan insanlarız ama en az çeşitli mevkileri işgal edenler kadar hakkımız var doğru bildiklerimiz söylemeye, yaşadığımız acıları paylaşmaya ve bir daha yaşanmamasını talep etmeye. Bundan sonra "bu da mı ofsayt bu da mı ofsayt" diye ağlamamak için vicdanımızın sesini haykırmaya davet ediyor bizi 70 milyon adım platformu.
Ha bir başka film vardır, şişman ve zengin çocuk açık artırmaya çıkarılan sıpacığın seyisi olan çocuğa "benim olacak, vurucam kırbacı vurucam kırbacı" demektedir. Pek de acıklı bir sahnedir. Vicdanımızın sesini darbecilerin yine sahneye çıktığı bugünlerde haykırmazsak birileri de demokrasiyle birlikte bize vuracak kırbacı. Haklarımızın ve özgürlüklerimizi bir daha kırbaçlatmamak için hep biraraya gelmeye ve darbeciler vicdanlarımızda yargılanırken demokrasiye karşı girişilen eylemlere tanıklığımızı ifade etmeye çağrılıyoruz.
Ben ilk tanıklığımı yapayım diyorum:
Bence 12 Eylül insanın kendine yakışanı giymesi değil, bir çocuğun referandumda hayır pusulası isteyen annesinin karnına boyu yetişmediği için bir ay sonra doğacak kardeşini dipçiklenmekten koruyamadığı için ömrü boyunca döktüğü ve dökeceği gözyaşlarıdır.
Başka çocuklar büyürken ağlamasın diye 12 Eylül saat 17.00de Sakarya Caddesi'nden Yüksel Caddesi'ne yürüyor ve saat 18.00'de mahkememizi gerçekleştiriyoruz.
Bütün vicdan sahipleri tanıklıklarını sunmak üzere davetlidir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder